Tarihi Gaziantep Camileri

 Ağa Camii  İhsanbey (Esenbek) Camii
 Ahmet Çelebi Camii  Kabasakal Camii
 Alaüddevle Camii  Kanalıcı Camii
 Alaybey Camii  Karagöz Camii
 Ali Nacar Camii  Karatarla Camii
 Ayşe Bacı Camii  Kozanlı Camii
 Bekirbey Camii  Kozluca Camii
 Bostancı Camii  Kurtuluş Camii
 Boyacı Camii  Nuri Mehmet Paşa Camii
 Çınarlı Camii  Ömer Şeyh Camii
 Eyüpoğlu Camii  Ömeriye Camii
 Hacı Nasır Camii  Şeyh Fethullah Camii ve Külliyesi 
 Hacı Veli Camii  Şirvani Camii
 Handaniye (Handan Bey) Camii  Tahtani Camii
 Hüseyin Paşa Camii  Tekke Camii

 

Tarihi Gaziantep Camileri, kentin siluetine sağladıkları görsel katkının yanı sıra, kent içindeki konumları ve yapım tarihleri ile tarihsel gelişimin izlenmesine olanak sağlayan belgesel nitelikleri ile de kentin vazgeçilmez mimari değerleridir.

Gaziantep kentinde, dini yapılar yerleşimin en küçük birimini meydana getiren mahallelerin merkezini oluştururlar. Özellikle Osmanlı Döneminde din adamlarının vasıtasıyla dini yapılar sadece ibadet amacıyla değil, yönetimsel konuların iletilmesi için de kullanılan bir toplantı mekanı olmuşlardır. Camilerin bu hiyerarşik düzendeki önemi, bulundukları mahallelere adlarını vermelerinden de anlaşılmaktadır.

Hemen hemen hepsinin yapımında kesme taş kullanılan tarihi Gaziantep Camileri, plan ve süsleme bakımından birbirinden farklıdır. Ancak camilerin plan oluşumlarında ve minarelerinde Arap mimarisinin etkisi görülmektedir.

Hacı Nasır Camii'nin burmalı minaresi, Handaniye, Eyüpoğlu ve Esenbek Camilerinin portal süslemeleri önemlidir. Handaniye Camii minaresinin şerefesi altında XVI. yy. İznik çinileri bulunmaktadır. Boyacı Camii ise minberindeki ahşap işçiliğinin, Gaziantep'in en eski örneği olması bakımından çok değerlidir.

Bölgede 1822 tarihinde meydana gelen deprem ve özellikle de Antep Harbi sırasında kullanılan top mermileri yapılarda oldukça büyük tahribata neden olmuştur. Savaş sırasında özellikle hedef alınmaları nedeniyle çoğu yıkılan minareler savaş sonrasında aslına uygun olarak yeniden yapılmışlardır. Camilerin fonksiyonlarını günümüzde de devam ettirmeleri, korunmalarındaki en önemli etken olmuştur.

Gaziantep'te son yıllarda inşa edilen modern camilerde süsleme sanatı çok zengin olup, bu camiler çini işlemeleri ve hat sanatıyla dikkatleri çekmektedir.

Havra

Gaziantep'te Osmanlılar döneminde nüfusun küçük bir bölümünü oluşturan Musevilerin, Yahudi Mahallesi olarak anılan yerde cemaatleri için yeterli büyüklükte bir havraları bulunmaktaydı. Halep Salnamelerinde Havra'nın (Sinagog) ilk yapılış tarihi 1886 olarak geçmektedir. Kent merkezinde Düğmeci Mahallesinde bulunan yapının bulunduğu  parselin doğu ve batısı yoldur. Güneyde ibadet salonları, kuzeyde ise iki katlı lojman bulunmaktadır. İbadet salonları ve yapı kullanılamaz durumdadır. Üç nefli ve galerili olan Havranın yan duvarları, orta kemerlerin birkaçı ayakta olmakla birlikte çatı tamamen yok olmuştur.

Alt Kategoriler

  • Tarihi Gaziantep Camileri

    Tarihi Gaziantep Camileri, kentin siluetine sağladıkları görsel katkının yanı sıra, kent içindeki konumları ve yapım tarihleri ile tarihsel gelişimin izlenmesine olanak sağlayan belgesel nitelikleri ile de kentin vazgeçilmez mimari değerleridir.

    Gaziantep kentinde, dini yapılar yerleşimin en küçük birimini meydana getiren mahallelerin merkezini oluştururlar. Özellikle Osmanlı Döneminde din adamlarının vasıtasıyla dini yapılar sadece ibadet amacıyla değil, yönetimsel konuların iletilmesi için de kullanılan bir toplantı mekanı olmuşlardır. Camilerin bu hiyerarşik düzendeki önemi, bulundukları mahallelere adlarını vermelerinden de anlaşılmaktadır.

    Hemen hemen hepsinin yapımında kesme taş kullanılan tarihi Gaziantep Camileri, plan ve süsleme bakımından birbirinden farklıdır. Ancak camilerin plan oluşumlarında ve minarelerinde Arap mimarisinin etkisi görülmektedir.

    Hacı Nasır Camii'nin burmalı minaresi, Handaniye, Eyüpoğlu ve Esenbek Camilerinin portal süslemeleri önemlidir. Handaniye Camii minaresinin şerefesi altında XVI. yy. İznik çinileri bulunmaktadır. Boyacı Camii ise minberindeki ahşap işçiliğinin, Gaziantep'in en eski örneği olması bakımından çok değerlidir.

    Bölgede 1822 tarihinde meydana gelen deprem ve özellikle de Antep Harbi sırasında kullanılan top mermileri yapılarda oldukça büyük tahribata neden olmuştur. Savaş sırasında özellikle hedef alınmaları nedeniyle çoğu yıkılan minareler savaş sonrasında aslına uygun olarak yeniden yapılmışlardır. Camilerin fonksiyonlarını günümüzde de devam ettirmeleri, korunmalarındaki en önemli etken olmuştur.

    Gaziantep'te son yıllarda inşa edilen modern camilerde süsleme sanatı çok zengin olup, bu camiler çini işlemeleri ve hat sanatıyla dikkatleri çekmektedir.

  • Tarihi Kiliseler

    Osmanlı döneminde şehrimizde faaliyet gösteren kiliseler, gerek fonksiyonlarına bağlı olarak gerçekleştirdikleri toplayıcı etki, gerekse kent içindeki konumları nedeniyle kentin karakterini belirlemede önemli bir görev üstlenmişlerdir.

  • Gaziantep Evliyaları

     

    Gaziantep ve yöresinin Türkler tarafından fethedilip İslam dinini benimsemelerinde, hatta Gaziantep"in kurtuluşunda evliyaların önemli rolleri olmuştur.

    Halife Hz. Ömer, İslam topraklarına kattığı Antep'ten ayrılırken muhafazasına bıraktığı Askeri birlik komutanı, şehrin surla çevrilmesi üzerinde durur. Hz. Ömer ise şu cevabı verir. "Antep surlarla çevrilmiştir". Komutan bu cevaptan bir şey anlayamaz ve sorar. "Nasıl Ya Emirel Davud." Hz. Ömer; "Antep çevresinde surlarımız vardır. Sahabeden beş arkadaşımızı burada şehit verdik ve defnettik gidiyoruz. Said İbn-i Ebu Vakkas, Ökkeş (Hz. Ökkeşiye), Karaçomak, Pirsefa ve Davud'u Ejder bu bölgenin manevi bekçileridir. Antep'in surlarıdır. Allah şehitlerimizin mezarlarını küffara çiğnetmeyecektir."